Hayat bir çiçek bahçesidir. Öylesine rengârenktir ki, kimisi dostluk,kimisi arkadaşlık kimisi zevcelik çiçeğinden oluşuvermiştir. Her biri bir ilişkinin temsilcidir sanki…Her çiçek güzelliğiyle gözleri kamaştırırken, günün birinde solacağından habersizdir. Hele özen gösterilmeyince solmaya terk edilmiştir artık…
İlk heyecanlar,sabırsız bekleyişler,hele o tatlı sohbetler yerini alışkanlıklara bıraktığında artık o çiçek yavaş yavaş büyümüş başını aşağı doğru salmaya başlayıvermiştir. Zaten her anı böylesine canlı, ilk günkü gibi taze tutmak herkesin işi değil er kişinin işi olsa gerek... Kimi zaman zehirli mantar giriverir o güzelim çiçek bahçesine. Zehrini aslında kendisi yetiştirmiş hemen yanı başında… Birkaç türü vardır bu mantarların: Read More Birinin adı “Nasılsa”dır. Bazen “Nasılsa evlendik, nasılsa yapamaz bensiz, nasılsa bana geri dönecek, nasılsa seviyor” mantarıdır… O zehir bahçeye girince artık; özensizlik, vurdum duymazlık başlamıştır. Aslında karşısındaki çiçekte heyecanı yitirtmiş, hiç ummadığı anda terk edilmeye mahkum etmiştir… Ötekisi “Ayrılırım” dır.. Bazen “senden ayrılım, seni terk ederim, seni bırakırım” dır… Bu zehir de doğunca bahçede, çiçek ayrılması gerektiğini, artık oradan bıktığını anlamakta gecikmez. İlk zamanlar ne tehdit olarak algılamadığı, ne de kayda değer bulmadığı bu zehir günün birinde isyan bayrağını çektirecektir.Ve o bayrakta "gidersen git!" yazılıdır... O an özür dilemek de terk edilmişse ,gönül kapısı başka birisi tarafında çaldığında açmaya en meyilli oluvermiştir… Oysa hayat her an biterken yine her an yeniden doğuveriyor. Her gece giriyor karanlık ve uzun bir dehlize. Her sabah ışığın parlaklarıyla yeniden yeniden merhaba diyor . En büyük gerçeği elinde olmadan her an göz kırpma aralığında yaşayıveriyor… Yine hayat, bir parça bez ile gelip bir parça bez ile terk edebilme cesaretini her an kavrayabilme sanatıdır. Sonunu düşünerek hayıflanmak, gelmemişleri gelecek ümidiyle bekleyip mutluluk anahtarını elinde olmayanla açmaya çalışmak değildir. Hayat elindeki ile mutlu olmaktır… Mutluluk baki tebessüm sırrını yakalayabilme olmalı.. O tebessüm ile tüm sıkıntıları unutturu vermeli.. Hayat bahçenizde hala solmayan çiçeğiniz varsa ve hala dimdik durmayı beceriyorsa onu yalnızlığa,karanlığa mahkum etmeyin... Unutmayın ki hayat her anı son an gibi yaşamaktır… Yakup OcaK (DilnüvaZ)


Yorumlar
fotoğrafınız yok otobiyografiniz de hocam.eklerseniz görmüş oluruz.
hocam bir de konuşmalarınızı goruntulu olarak eklermısıniz :)
Allaha emanet olun
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.